|

Asperger Sendromu

Asperger Sendromu, otizm spektrum bozukluğunun bir parçasıdır ve sosyal etkileşimde zorluklar, tekrar eden davranışlar ve dar ilgi alanları ile karakterizedir. Ancak, bu durum aynı zamanda benzersiz yetenekler ile birliktedir. Bu kişilerin derin odaklanma yeteneği gibi güçlü yönleri de vardır. Belirtiler, yaşa ve kişisel faktörlere bağlı olarak değişir.

Tarihçesi

Viyana Üniversitesi’nde çalışmış olan Avusturyalı pediatri psikiyatristi Hans Asperger tarafından keşfedilmiştir. Asperger, 1940’lı ve 1950’li yıllarda yaptığı çalışmalarla bu sendromu tanımlamıştır. İlk olarak 1944 yılında, “Autistischen Psychopathen im Kindesalter” (Çocukluk Çağı Otistik Psikopatlar) adlı bir makale yayınlamıştır. Hans Asperger’in çalışmaları, özellikle otizm spektrum bozukluğu içinde yer alan, daha yüksek işlevli ve iletişim becerileri daha iyi olan bireyleri tanımlamasıyla dikkat çekti. Ancak, Asperger Sendromu terimi ve tanısı hemen kabul edilmedi. Özellikle Leo Kanner tarafından tanımlanan ve daha yaygın bilinen “erken çocukluk otizmi” (Kanner Sendromu) ile ayırt edilmemişti. Bu nedenle, Asperger Sendromu’nun resmi olarak tanınması ve ayrı bir tanı kategorisi olarak kabul edilmesi zaman almıştır.

1990’larda ve 2000’lerde Asperger Sendromu daha fazla dikkat çekmeye başladı. Ayrı bir tanı kategorisi olarak kabul edildi. Ancak 2013 yılında Amerikan Psikiyatri Birliğinin (APA) yayınladığı DSM-5 ile Asperger Sendromu otizm spektrum bozukluğu altında sınıflandırıldı.

Belirtiler

Genel olarak Asperger Sendromu olan bireylerde görülen belirtiler:

Sosyal Zorluklar:

Göz teması kurmakta zorlanma.

Diğer insanlarla duygusal bağ kurmada zorlanma.

Empati yeteneğinde eksiklik.

Sosyal etkileşimlerde doğal olmayan davranışlar sergileme.

İlgi ve Odaklanma:

Belirli ilgi alanlarına aşırı ilgi gösterme, bazen bu ilgi alanları hakkında derin bilgi sahibi olma.

Rutin ve takıntılı davranışlar sergileme.

Detaylara odaklanma ve büyük resmi göz ardı etme.

İletişim Zorlukları:

Dil gelişimi normal olsa da, iletişim becerilerinde eksiklikler olur. Konuşma tonu veya jestleri anlamlandırmada zorlanma vardır.

Kelime seçimlerinde bazen sıra dışı veya fazla formel olurlar.

Sosyal olmayan konular hakkında detaylı konuşmalar yapma eğilimindedirler.

Motor Beceriler:

Koordinasyon zorlukları veya garip vücut dili sergileme.

Motor becerilerin gelişiminde gecikme yaşama.

Takıntılı ve Tekrarlayıcı Davranışlar:

Takıntıları veya tekrarlayıcı davranışları olur. Bu davranışlar genellikle rahatlatıcı ve sakinleştirici bir etkiye sahiptir.

Duyu Hassasiyeti:

Işık, ses, dokunma veya tat gibi duyusal uyaranlara aşırı hassasiyet gösterebilirler.

İşlevsellik:

Asperger Sendromu olan bireyler genellikle normal veya üstün zeka seviyelerine sahip olurlar ve günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlık kazanırlar. Ancak, sosyal ilişki ve iletişim zorlukları vardır. Bu yüzden iş ve ilişki alanlarında zorluklar yaşarlar. Tanı koymak için bir uzman değerlendirmesi gereklidir. Erken teşhis ve uygun desteklerle, bireyler zorluklarla daha iyi başa çıkar. Sonuçta yaşamlarını daha iyi şekillendirirler.

Asperger Sendromu Tedavisi

Asperger Sendromu için özel bir ilaçla tedavi yoktur. Ancak, bazı semptomları yönetmek veya eşlik eden diğer psikiyatrik durumları tedavi etmek için ilaçlar kullanılabilir. Örneğin, obsesif-kompulsif bozukluk, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) veya anksiyete gibi eşlik eden durumlar için ilaç tedavisi düşünülebilir.

Tedavi planı, bireyin ihtiyaçlarına ve semptomlarına bağlı olarak kişiselleştirilir. Asperger Sendromu olan bireyler ve aileleri, bir uzmana danışarak uygun tedavi seçeneklerini belirlemek için yardım almalıdır. Erken teşhis ve uygun destekler, bireylerin yaşam kalitesini artırır. Ayrıca günlük yaşam aktivitelerinde daha bağımsız hale gelmelerine yardımcı olur.

İlaveten, bu bireyler için faydalı olabilecek çeşitli terapiler ve destekler vardır:

Davranışsal ve Sosyal Beceri Terapileri: Bu tür terapiler, bireylerin sosyal etkileşim becerilerini geliştirmelerine yardımcı olur. Sosyal beceri terapisi, göz teması kurma, duygusal ifadeyi anlama, empati geliştirme ve diğerlerine uygun şekilde tepki verme gibi konuları ele alınır.

Konuşma ve Dil Terapisi: Dil becerilerini geliştirmelerine yardımcı olması için konuşma ve dil terapisi yapılır. Bu, iletişim becerilerini iyileştirmeye ve anlaşılır bir şekilde iletişim kurmaya yardımcı olur.

Duyusal Entegrasyon Terapisi: Bazı Asperger Sendromu bireyleri, duyusal uyaranlara aşırı hassasiyet gösterirler. Duyusal entegrasyon terapisi, bu duyusal hassasiyeti yönetmeye yardımcıdır.

Özel Eğitim ve İşlevsellik Destekleri: Okulda veya işyerinde özel eğitim ve destekler, Asperger Sendromu olan bireylerin işlevselliğini artırır.

Aile Destekleri: Aile üyeleri, bu durumdaki bireyin bakımı ve ihtiyaçları konusunda eğitim ve destek almalıdır. Böylece onu daha iyi anlamaları ve desteklemeleri mümkün olur.

Yazar

  • Sultan

    Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olmuştur. ABD’de Florida Postgraduate Sex Therapy Training Institute’de “Clinical Sexologist and Sex Therapist” olmayı hak kazanmıştır. Florida International University’de düzenlenen Sexuality Educators Certificate (Cinsellik Eğitimciliği Sertifika Programı) eğitimini de başarıyla tamamlamıştır. Society for Sex Therapy and Research (SSTAR) üyesidir. Yunanistan’da Hellenic Republic Democritus University of Thrace Medical School, Psikiyatri kliniğinde misafir öğretim üyesi (guest scholar) olarak ders ve seminerler vermiştir. Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı kurucu öğretim üyesidir.

Similar Posts

  • | | |

    Bunama (Demans)

    Bunama (Demans), bir kişinin bilişsel yeteneklerinde, günlük yaşamını etkileyebilecek derecede önemli bir düşüşle karakterize bir durumdur. Bunun yanında, demans yalnızca bir hastalık değildir. Aksine bir grup semptomu tanımlayan bir terimdir. Özellikle hafıza, düşünme, karar verme, dil kullanımı, problem çözme ve davranış gibi zihinsel yetilerde bozulmayı içerir. Bunama (Demans) Nedenleri Demans, beyindeki hasar veya hastalıklardan kaynaklanır….

  • Antidepresan İlaçlar

    Antidepresan ilaçlar, depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlara verilen genel bir isimdir. Ayrıca anksiyete bozuklukları, obsesif-kompulsif bozukluk, panik bozukluğu ve diğer bazı psikiyatrik bozuklukları tedavi etmek için kullanılırlar. Antidepresan ilaçlar, beyindeki kimyasal dengesizlikleri düzeltmeye yardımcı olur. Böylece duygu durumu düzenler ve semptomları hafifletir. Antidepresan ilaçlar farklı kimyasal yapıları ve etki mekanizmalarına sahip olabilirler. Bir kişiye hangi antidepresanın en…

  • | | |

    Yalnızlık

    Yalnızlık, kişinin kendisini sosyal ilişkilerden kopmuş veya çevresindeki insanlarla yeterince derin bir bağ kuramamış hissettiği bir durumdur. Bu durum, bazen bireyin tercihiyle gerçekleşir. Örneğin, kişi kendi isteği ile inziva kararı verir. Ya da istemsiz olarak örneğin, sosyal dışlanma veya sevdiklerini kaybetmekten ötürü ortaya çıkar. Eğer kişi kendini izole olmuş, sevilmemiş ya da anlaşılmamış hissediyorsa, yalnızlık…

  • | | | |

    DEHB Testleri

    DEHB testleri, bireyin güçlü ve zayıf yönlerini anlamayı, doğru tanı koymayı ve kişiselleştirilmiş bir tedavi planı oluşturmayı hedefler. Ayrıca testler, DEHB belirtilerine benzeyen diğer durumların (örneğin, kaygı bozuklukları veya öğrenme güçlükleri) dışlanmasına yardımcıdır. DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) Testleri Hakkında Bilgi Kısaca DEHB, dikkat eksikliği, dürtüsellik ve hiperaktivite semptomları ile karakterize nörogelişimsel bir bozukluktur….

  • | | | |

    Vajinismus ve Orgazm

    Vajinismus ve orgazm arasında doğrudan bir bağlantı yoktur. Kadınların yüzde 70-80’i orgazma ulaşmak için doğrudan klitorisin  uyarılmasına ihtiyaç duyar. Bu klitorisin dış kısımlarının elle, oral yolla veya penis sürtünmesiyle uyarılması anlamına gelir. Yani kadın cinsel birleşme ve penis-vajina teması olmadan orgazm olabilir.  Bu yüzden vajinismus olan kadınlarda orgazm sorunu pek beklenmez. Ancak dolaylı klitoris uyarımı,…

  • Şizofreni Nedir?

    Şizofreni kelimesi, Yunanca ayrık veya bölünmüş anlamına gelen “şizo” ve akıl anlamına gelen “frenos” sözcüklerinin birleşiminden gelir. Anlatılmak istenen kişinin iki kişilikli olması değil, aynı anda iki farklı gerçekliğe inanmasıdır. “Gerçek gerçeklik” normal, sıradan bir insanın algılamasına denk düşerken, “ikinci gerçeklik” sağlıklı bir insanın anlayamayacağı, çoğu kez belli bir sisteme dayalı bir gerçekliktir. Hastalık, algılama…